“Din Kültürü” ve “Ahlak Bilgisi”

Dini inançların pek çoğu öldükten sonra ayrı bir yaşam vaadeder. Bu inançlara göre yaşamımız boyunca gerçekleştirdiğimiz iyi ve kötü davranışların tümü, ölümden sonra var olduğu iddia edilen yaşamda karşılık bulacaktır. İslamiyet inancına göre insanlık, bu karşılıkları cehennem ve cennet olduğu yazılan yerlerde alacak, İslamiyet inancına aykırı davranış sergileyen insanların bu davranışları cehennemde belli bir ceza ile karşılık bulacaktır.

Bir genelleme yapmamakla beraber, dünya genelinde İslamiyet inancına sahip insanlara bakıldığı zaman çoğunun, hayatlarını vaadedilen “ölüm sonrası hayatı” için yaşadığı görülür. Öbür dünyanın bir anlamda anahtarı denilebilecek bir takım dini gereklilikler insanların hayatına tamamen işlemiş ve insanlar için bir yaşam biçimi haline gelmiştir. Bu durumda bu insanlar için, bir yandan hayatlarını sürdürürken diğer yandan ölüm sonrası hayata endeksli olarak yaşamaktadırlar dersek hata yapmış olmayız. İnancın etkisinin bu denli yüksek olduğu bu insanlar için bu tarz bir yaşam biçimi bir anlamda normal –kendi görüşlerine göre tutarlı– karşılanabilir. Nitekim her insanın hedeflediği ve benimsediği bir yaşam biçimi ve bu hedefleri doğrultusunda şekillendirdiği bir hayatı vardır. Bir başkasına zararı olmadığı müddetçe, insanın, dini inançlarını kendi yaşam biçimine empoze etmesinde ve yaşamını öbür dünyaya göre biçimlendirmesinde bir sakınca yoktur.

Arama
RSS
Beni yukari isinla