Zamanın Matematiği mi Yoksa Matematiğin Zamanı mı?

Matematiği ilk önce sayılardan öğrendim.
Duvarda asılı, o eski , sesi geceleri odamda yankılanan, yankılanırken beni uykularımdan uyandıran saatten…

O zamanlar henüz üç yaşındaydım.
Benim icin matematik, saatin üzerindeki sayılardan öte değildi.
Matematik saatin içinde gizliydi ben 3 yaşındayken, yani zamanın içinde gizliydi…
Önce zaman vardı, sonra matematik.
Matematik, zamanın matematiği idi o zamanlar…

images

Altın Oranın Matematiksel Hesabı

23198287-digital-golden-ratio-spiral-symbol-vector-illustrationAltın oran her ne kadar antik çağa, hatta Mısır piramitlerinin inşaa edildiği dönemlere kadar uzanan bir kavram olsa da, kaynağı olan matematiksel olgunun belgelenmesi ve matematik literetürüne geçmesi 13. yüzyıla dayanmaktadır. Belgenin adı Liber Abaci (“Abaküs Hakkında Bir Kitap” olarak çevrilebilir) isimli bir kitaptır. Kitabın yazarı ise Leonardo Fibonacci (¹) isimli bir İtalyan matematikçidir. Babası Bonacci İtalya ile Cezayir arasında ticaretle uğraşmakta ve o sıralar genç bir delikanlı olan Fibonacci de yardım amacıyla babasıyla seyahat etmektedir. Bu seyahatleri vesilesiyle Akdeniz’in hem Avrupa hem de Kuzey Afrika kıyılarını gezen ve aynı zamanda pek çok Arap toplumu ile irtibat halinde olan Fibonacci, burada Hint-Arap sayı sistemini öğrenmiş ve bu sistemi kullanmanın, Roma rakamlarını kullanmaktan çok daha kolay olduğunu görmüştür. Bu esnada pek çok Arap matematikçi ile çalışma olanağı da bulmuş ve edindiği tüm birikimlerinin ardından Liber Abaci (²) isimli kitabını yazmıştır.

Kitap o zamanların günlük hayatındaki ticari işlemlerde önemini göstermiştir. Kitabın ikinci baskısının (1228) 123-124 sayfalarında tavşan üremesi ile alakalı bir bölüm yer almaktadır. Bu bölümde, tavşan çiftliği bulunan bir arkadaşıyla ilgili olduğunu iddia edilen ve çevre koşullarından etkilenmeyip, belirli bir kurala göre üreyen tavşanların gelecek aylardaki sayısına ilişkin bir aritmetik problem yer almaktadır. (³) Problemin çözümüyle elde edilen sayısal değerler –her ayın sonundaki tavşan mevcudu– bugün bilinen Fibonacci dizisinin elemanlarını vermektedir. Bu dizinin elemanlarının baştan 12 tanesi (bir başka deyişle aylara tekabül eden tavşan sayıları):

    \[ 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144 \]

biçimindedir. Örneğin Ekim ayındaki tavşan mevcudu –ki bu dizinin onuncu elemanı demektir– 55’tir.

Matematiğin Estetiği – Matematiğin Kesinliği

Bir matematiksel olgudaki estetik, bir armonide yer alan seslerin bütünlüğündeki veya bir resim tablosunda yer alan renklerdeki uyuma benzer. Nasıl ki bir resim, bir köşesinden diğer köşesine veya bir müzik, başından sonuna kadar homojen olarak bir bütünlük içeriyorsa ve bu bütünlük bir uyum arzediyorsa, matematiksel bir olgu da aynı şekilde bulunduğu sınırlar içerisinde bir uyum içerisindedir. Bu uyum ise niteliğin; aynı söylem, aynı değişim, aynı yöntem ile bozulmadan ardılına nakledilmesinden ileri gelmektedir. Eylemin bozulmadan ardılına geçmesi beraberinde düzeni, düzenin bütüne yayılması beraberinde uyumu ve bu uyumun bu şekilde devam edecek olması ise beraberinde kesinliği getirmektedir. Bu bağlamda matematikteki estetik, onun tek bir şüpheye dahi yer vermeyecek kesinliğinin bir sonucudur.

Cem

Arama
RSS
Beni yukari isinla