Atatürk’ün Geometri Kitabı

047-Geometri (1)

Kitap Atatürk tarafından, ölümünden yaklaşık bir buçuk sene önce, 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayı’nda bizzat kendisi tarafından yazılmıştır. Şu an ise Türk Dil Kurumu Yayınlarınca basılmış ve yayınlanmaktadır.

Kitabı önemli kılan tek etken, kitabın Atatürk tarafından yazılmış olması değildir elbet… Bir an için kelimelerinin çoğunluğu teknik terimlerden oluşmuş bir yazıyı, tam olarak hakim olmadığınız yabancı bir dille ifade etmeye, anlatmaya çalıştığınızı düşünün. Gerçekten güç olduğunu göreceksiniz. Bundan daha zor bir şey varsa o da, geometri gibi içerisi teknik terimlerle dolu bir bilim dalının, o zamanlar daha taptaze bir dil olan Türkçe ile ifade edilmesidir. İşte yepyeni bir cumhuriyet, savaş yıllarından yeni çıkmış bir ülke, okuma-yazma oranı çok düşük olan bir toplum, eğitim-öğretimi henüz çok zayıf denilebilecek ve bu alanda emeklemekte bir halk ve bunun gibi nice zorluklar altında böylesine bir kitabı yazmanın güçlükleri ve olağanüstülüğü bir kenara dursun, Türkçe gibi daha yeni yeni yapılanmakta olan bir lisan ile geometri gibi bir alanı tanımlarıyla, aksiyomlarıyla birlikte ifade etmek ve anlatmak, kitabı olağanüstü derecede önemli kılan ve kitaptaki çalışmanın saygıyı haketmesini sağlayan temel etkenlerden biridir.

Burada doğal olarak akıllara şu soru gelebilir: “Madem Türkçe gibi henüz filizlenmekte olan bir dil ile geometri gibi içerisinde çok fazla terim ihtiva eden bir dalı -ve elbette diğer bilim dallarını- ifade etmek oldukça güç bir iş ve madem amaç halkın ilim, irfan sahibi olmasını sağlamak o halde bu, neden Osmanlı zamanında bilim dili olan Arapça ile veya edebiyat dili olan Farsça ile yapılmaya çalışılmamıştır?

Bu soruya yanıt olarak, kitabın 1971 yılındaki baskısına önsöz yazan Türk Dil Kurumu Başuzmanı Agop Dilâçar’ın önsözünden bir parça alıntılıyorum:

Geometri, eski terimle hendese, eğitim örgütümüzde önemli bir yer tuttuğu hâlde, bunun terim düzeni cok ağdalı ve çarpaşıktı. Arapça ile Farsça okul programlarından kaldırılmış, fakat Arapça üzerinde kurulmuş olan terimler kalmıştı. Örneğin, müselles-i mütesâviyül-adlâ. Müselles’in kökü selâse; mütesavi’nin kökü sivâ; adlâ’nın tekili de dıl’dır. Eğitimde bir gerçek var: Anlayış yolunun açık olması, bir ipucu bulunması gerekir. Müselles-i mütesâviyül-adlâ bu nitelikte değildi; bir külçe gibi anlayış yolunu tıkayan, öğrencinin eline hiç bir ipucu vermeyen, cansız bir tekerleme idi. Atatürk, öğrencideki bu anlayış yolunun tıkanıklığını açmak için bu terimi, ana dili ögelerinden yapılı “eşkenar üçgen”e çevirdi.

Dil insan için hayatı, öğrenmeyi ve iletişimi kolaylaştırma aracıdır. En azından öyle olmalıdır… Müselles-i mütesâviyül-adlâ gibi, taşıdığı anlama dair bir ipucu içermeyen bir kelimenin yerine eşkenar üçgen terimini okuyan kişi, okuduğu terimin, üçü de eşit kenardan oluşan bir çokgeni tasvir ettiğini kolayca anlayabilir. İşte bu kitabı böylesine önemli kılan ve vurgulamak istediğim pek çok etkenden birisi de budur.

Özetle örnek yerine misal, uyarı yerine ihtar, benzer yerine imsel gibi kelimelerle süslenmiş; önsözüyle, sunuşuyla, içindekileriyle, terimler sözlüğüyle yaklaşık 60 sayfa olan bu kitap, yazarıyla, yazıldığı lisanıyla, yazıldığı zamanı ve koşullarıyla 60 sayfanın çok daha fazlasını barındırmaktadır. Bu yüzden, şahsi görüşüm ismi geometri olan bu kitabın, ismiyle ilgisi olan veya olmayan ama içerisinde yatan değerleri taşıyan herkesin kütüphanesinde yer alması yönündedir.

Benzer Yazılar

Yorumlar

  • Rıza ÇETİN , 27 Şubat 2015 - 12:24

    Bir devlet adamı gösterin bana.
    Bir eşi daha var mı dünyada??

    Cevapla
    • Cem , 02 Eylül 2015 - 23:45

      Onu “baba” olarak görmemizin sebebi bu. Bir babanın çocuğuna yaklaştığı gibi yaklaştı halkına; şefkatle, sabırla ve yılmadan. Ve onu eğitti, yazdığı, yazdırdığı kitaplarla. Geometri kitabı bunlardan sadece bir tanesi idi. Acaba tarih boyunca herhangi bir lider, ulusuna zafer kazandırmış herhangi bir komutan var mıdır ki aynı zamanda geometri gibi bir alanda kitap yazmış olsun?

      Cevapla
  • Ubuntu , 30 Nisan 2016 - 09:46

    Ataturk bizzat kendisi bir geometri kitab? yazd?. Osmanl?ca egitimde kullan?lan geometri tabirlerinin yerine Turkcelerini buldu. Bu terimler bugun de Turkce mufredatta degismeden kullan?lan

    Cevapla

Yorum Yazın

Şu elementleri kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Arama
RSS
Beni yukari isinla